Islak sarım ve doğal yaprak
Nemli sarım, çubuk yapımında yaprağın sarım sırasında ölçülü biçimde nemlendirilmesi anlamına gelir. Bu nem sayesinde örtü kırılmadan gerilir ve çubuk daha düzgün bir biçim alır. Saf yaprak çubukları ise aroma katkısı olmadan tadı yalnızca tütünün kendisinden alır. Punch beşli puro kutusu beşli kutusuyla odunsu-baharatlı çizgiyi dar bir kutuda tanıtır, böylece büyük bir kutuya bağlanmak istemeyen içiciye pratik bir deneme alanı bırakır. Honduras robusto plus puro ise Honduras tütününün tatlımsı odunsu yanını kalın bir gövdede taşır. Kıyas yaparken ilk bakılacak şey yaprağın durumudur. Düzgün bir yüzey özenli sarımın işaretidir, dalgalanan bir örtü ise çekişte düzensizlik çıkarabilir. Bu yüzden nemli sarım kalite konuşmalarında sık anılır. Yaprağın nem düzeyi burada gözle görülmeyen ama etkili bir etken olur, çünkü aşırı kuru yaprak işlem sırasında yırtılır ve aşırı nemli yaprak da çubuğun çekişini zorlaştırır. Dengeli nem tutulduğunda gövde en baştan en sona aynı sıklıkta yanar, içici de bunu ilk çekişlerde sezer. Özetle islak sarımın asıl katkısı gözle görülen bir süs değil, sigarillonun başından sonuna kadar dengeli yanmasına ve yaprağın dağılmamasına yardım etmesidir; bu sayede içici lezzetin sabit biçimde devam ettiğini fark eder. Bu küçük farklar kendi başına önemsiz görünse de zaman içinde tat algısını belirgin biçimde değiştirir.
Saf tütün tadında çap ve boy farkı
Doğal yaprak sigarillolarda gövdeyi şekillendiren ilk etken çap ve boy sayılır. Toprak ağırlıklı robusto puro kalın gövdesini kısaltılmış bir boyla bir araya getirir ve yaklaşık yarım saatlik bir oturuma sığar. Toprak ağırlıklı tat tatlandırmadan açılır, dumanı serin ve dolgun gelir. Geniş çaplı esteli toro ise toro vitolasıyla aynı karakteri çok daha uzun bir zaman diliminde yayar. Geniş çap dumanın soğuk kalmasına alan bırakır ve tat kademeli açılır. Vakti kısıtlı olanlar kısa boyu seçer, zamanı bol olanlar toroya yönelir. Aradaki fark tütün türünden değil boyuttan gelir. O yüzden boy seçimi ilk karardır. Bu ayrım özellikle daha önce kıyaslama deneyen kişiler için değerlidir, çünkü aynı çizgi içinde bile boyun tat algısını hangi ölçüde değiştirdiği açıkça anlaşılır. Tütün sabit tutulduğunda zaman ve duman miktarı tek başına fark yaratır, bu durum da seçimi sadeleştirir. Kısacası ölçü ve kalınlık seçiminin arkasında lezzet değil zaman durumu yatar; kalın ve kısa sigarillo çabuk ve doyurucu, kalın ve uzun çubuk ise yavaş ve uzun soluklu bir tür içim bırakır. Bu fark gündelik bir içimde bile kendini belli eder, çünkü boy ve yaprak birlikte etki eder.
Fire cured yaprak ve is tadı
Odun ateşinde kurutma, yaprağa is ve kurumuş odun tonu veren geleneksel bir işlemdir. Böyle bir kurutma tadı törpülemez, tersine belirginleştirir. Füme tütünlü kısa çubuk tatlandırıcı bir ağızlık kullanmadan çıplak bir is tadı sunar. Küçük boylu sigarillolar kısa molalara oturur. Sweets ağızlıklı kentucky ponies aynı yaprağı kullanır ama ağızlığındaki tatlılıkla füme tadını yumuşatır. İlk kez füme tütün deneyenler bu farkı kolayca fark eder. Kapaklı metal kutu çubukların cepte ezilmesini engeller, ambalaj tercihi ise günlük kullanım alışkanlığına göre yapılır. Füme tat arayanlar için bu iki çubuk açık bir karşılaştırma çıkarır. Bu yüzden kutu üzerindeki açıklamaya bakmak ile birlikte yaprağın yetiştiği kurutma yöntemini bilmek de önemlidir. Yöntem farklılaştığında aynı bölgeden çıkan iki yaprak bile çok ayrı izler verebilir, füme ise bu durumun en açık örneğidir. Bunun yanında is tadının herkese göre değil de belirtmek lazımdır; ilk denemede keskin görünebilir, fakat alışıldıkça yaprağın yumuşak ve katmanlı notaları ortaya çıkar, böyle bir süreç da değerli bir öğrenmedir. Kısaca seçim yaparken yalnızca kutu adına değil örtünün yapısına de bakmak yararlıdır.
Koyu örtü yaprağının tat etkisi
Maduro örtü yavaş bir olgunlaştırmadan geçtiği için daha tatlı ve yoğun bir tat verir. Biberi geride tutan liga 9 baharatı geride bırakan, toprak ve kuru meyve yönü daha açık bir kutudur. Duman yoğun kalsa da sertlik sıçraması beklenmez. Maduro örtülü liga privada ise pekmez benzeri yumuşaklığı ve koyu kahve notasıyla ayrışır. Bu yumuşaklık şekerli değildir, tütünün öz karakterinden gelir. İki kutu ortak çizginin ayrı uçlarını temsil eder. Örtünün rengi içimi doğrudan değiştirir; koyuluk arttıkça tatlılık ve derinlik artar, biber geri çekilir. Seçim ister istemez damak beklentisine bağlıdır. Tek bir örtü rengine bakarak tüm tadı öngörmek tabii güç olur; buna rağmen koyu yaprakların daha tatlı ve hafif yaprakların daha yalın bir tat yol izlemesi beklenir. Bu eğilim ön seçim için işe yarar ve deneme esnasında doğrulanır. Uygulamada en sağlıklı karar koyu ile açık yaprağı tek oturum boyunca tatmak değil ayrı günlerde kıyaslamaktır, çünkü tat alma duyusu yorgun kaldığında hafif nüansları kaçırabilir ve karar yanıltıcı çıkabilir. Bu çerçevede iki kutuyu karşılaştırmak epey kolay olur.
Yoğun gövde mi hafif tat mı
Küçük bir sigarilloda bile dolgun gövde bulmak olasıdır. T52 metal kutu sigarillo koyu örtüsünün getirdiği baharat ve acımsı kakao tonlarıyla bu beklentiye karşılık verir. Duman kalın, damakta kalan his kalıcıdır. Sweet jane tins nasıl ise bütünüyle tersini izler. Şekerli ağızlığı ve hafif dumanı sayesinde tütün karakteri arka planda kalır. Bu çubuk rahat ve tatlımsı bir içim arayanlara uygun kurulmuştur. Yoğunluk ölçüsü bu iki ucu net biçimde ayırt eder. Karşılaştırırken öne çıkan soru şudur: tütün mü öne çıkmalı, tatlılık mı? Cevap kişiye göre değişir, tat tercihi burada belirleyicidir. Gövde ölçüsü kişiden kişiye farklılaştığı için iki kutuyu yan yana denemek çoğu zaman en açıklayıcı yöntemdir; damaktaki izi kıyaslamak hangi tarzın size uyduğunu hızla gösterir, hafiflik veya güç arayışı berraklaşır. Karar verirken sigarillonun yoğunluğunu kendi alışkanlığınıza bağlı olarak tartmak daha makuldür; zira dolgun görünen her sigarillo her damak için iyi olmak zorunda değildir, yumuşak görünen de her zaman zaman yavan değildir. Dolayısıyla uygun format kadar uygun tat seçmek de en az onun kadar değerlidir.
Kahve notası ve örtü rengi ilişkisi
Kahve karakter puro yelpazesinde oldukça aranan bir yöndür. Açık örtülü kahve sigarillo hafif renkli örtü ile süt katılmış kahve ile kavrulmuş fındık benzeri dengeli bir his bırakır. Dumanı ince ilerler ve kahve acılaşmaz. Maduro örtülü tabak especial aynı serinin koyu versiyonudur ve espresso ile bitter çikolata arası bir yoğunluk taşır. Açık örtü güçlü purolardan uzak durmak isteyenlere uygundur. Maduro yaprak ise tok bir tat isteyenleri çeker. Her iki çubuk da küçük boyludur ve gün boyunca yanda bulunabilir. Örtü rengi bu şekilde aynı serinin iki farklı yüzünü ortaya koyar. Kahve sevenler için bu kıyas yol gösterir. Kahve bahsi geçince örtü rengi ile birlikte kutuda yer alan boyut da önemlidir; küçük ölçü tadın yoğun durmasını sağlar, uzun süreli oturum ise farklı bir konu konudur. Ayrıntıyı bilmek seçimi rahatlatır. Burada vurgulanması gereken husus şudur: kahve karakteri yalnızca yapraktan kaynaklanmaz, fermantasyon dönemi ile kavurma benzeri işlemler de pay sahibidir, bu yüzden aynı kelimeyle anlatılan notalar çubuktan ürüne değişik çıkabilir. Birkaç içim genellikle hangi profilin daha uygun geldiğini gösterir.
Honduras ve Nikaragua yaprağı farkı
Tütünün yetiştiği bölge içimin yönünü çizer. Villiger corrida nicaragua robusto Nikaragua kökenli yaprağın acımsı ve topraksı yanını öne çıkarır. Robusto ölçüsü yoğun duman ve belirgin geçişler verir. Bu çubuğun yanında quai d'orsay onluk ahşap kutu keskin bir gövde beklentisi yerine yumuşak ve dengeli bir tat vaat eder. Sedir, taze ekmek ve hafif bir bal notası yanış süresince dengede kalır. Onluk ahşap kutu günlük içime elverişlidir. Bölge farkı tek boyda dahi çok farklı sonuçlar verebilir. Bu yüzden değerlendirmede ilk olarak bölgeye bakmak yararlıdır. Bölge adı kendi başına yeterli değildir; tütünün hangi katmanda kısımda kullanıldığı ve sigarillonun nasıl sarıldığı da aynı kadar etkilidir. Dolayısıyla birkaç bölgeyi karşılaştırmak düşünen biri öncelikle boyu sabit tutmalı ve sonra tadı değerlendirmelidir. Nihayetinde her ülkenin tütünü başka daha bölgeden üstün değildir; sadece ayrı bir tat arayışına karşılık eder, böyle çeşitlilik de puro dünyasının asıl güzelliğini yaratır. Bu nedenle karşılaştırma sırasında hem ölçüye ve yaprağa bakmak gerekir.
Makine sarımı ve kalın gövde avantajı
Makineyle sarım, sigarilloların boyutunu seneler içinde sabit bırakır. Yirmi beşlik quintero brevas kalın gövdesi ve cömert duman taşıyan çekişiyle Havana çizgisinin dolgun tarafında durur. Kavrulmuş yaprak, kakao ve kuru meşe tonu bırakır. Fındık tonlu petit robusto ise küçük boyuna karşın tok bir içim verir, toprak ve kavrulmuş fındık ağırlığı öne çıkar. Otuz dakikayı geçmeyen molalara oturur. Geniş çap içimi gevşetir ama dumanı artırır. Küçük robusto boyu uzun puro boylarına zamanı olmayanlar için uygun bir çözümdür. İki çubuk arasındaki fark kalınlık ve süre kıyasıyla görülür. Makine sarımının bir artısı paket içindeki sigarilloların tamamının aynı sıklıkta ve aynı çekişte olmasıdır; bu düzenlilik düzenli içici için rahatlıktır. Özellikle çok adetli kutularda her çubuğun benzer hissi vermesi beklenen sonucu karşılar. Bunun dışında makine sarımı elle yapılan işe göre çok daha tahmin edilebilir bir içim sunar, bu durum da ilk başlayan deneyenler açısından güven verici bir yanıdır; beklenmedik sertlik ya gevşeklik yaşanma ihtimali azdır. Yani kutu boyutu kararını da alışkanlığa bağlı olarak belirlemek akıllıcadır.
Londres ile panetela ölçü karşılaştırması
İnce ve orta çaplı çubuklarda çekiş direnci belirgin biçimde düşük kalır. Tarçın izli londres extra çok ince de çok kalın da olmayan yapısıyla orta yolu tutar. Kuru ot, tarçın kabuğu ve hafif bir acı nota bırakır. Yaklaşık kırk dakikalık molalara yakışır. İnce gövdeli quintero puro ise zarif panetela yapısıyla en hafif tarafta durur, kuru çay yaprağı ve ince narenciye kabuğu notaları hissedilir. Dar gövde tadı birkaç nefeste yakalatır, geniş bir zaman ayırmak gerekmez. Gün içinde kolayca araya sıkışır. Ölçü tercihi böylece vakit düzenine bağlanır. Burada seçimi yönlendiren asıl ölçüt vakittir: günün kaç süresi ayrılabiliyorsa format da ona göre belirlenir. Kendini bilen kullanıcı fazladan uzun bir çubuğa yönelmez, kısa formatlar de bu tür durumda işe görür. Kısacası küçük ya da orta gövdeli ölçüler günün sıkışık anlarında bile kolayca değerlendirilir, kalın olanlar ise bir kenara ayrılarak dingin bir anda içilir; bu iki yaklaşım de geçerlidir. O yüzden ince formatların günlük içimde tercih edildiği görülür.
Günlük sigarillo seçiminde paket boyutu
Az adetli kutular bir çubuğu çok adetli kutuya bağlanmadan denemeye imkân verir. Kuru saman tonlu petit quintero otuz dakikalık bir molaya yetişen küçük boyu ve hafif içimiyle öne çıkar. Kuru ot ve tuzlu toprak tadı ağır baharat beklemeyenlere uygun gelir. Aroma katkısız küçük boy tatlandırıcı ilavesi bulundurmayan kompakt bir çubuktur, tadı kuru tahıl ve ceviz çizgisinde gelişir. Özel gün beklemeden içilebilir. Sade ve gösterişsiz bir tat hedefler. Böyle boyutlar alışkanlık kurmak isteyenler için mantıklı örneklerdir. Saf tütün yönelimi da pratik hale gelir. Paket boyutu sonuçta yalnızca saklama kolaylığı olmakla kalmaz, tanıma isteği de sağlar; küçük bir kutuda düzende hata payı azdır ve tat tercihi adım adım oturur. Zamanla bu yöntem lezzeti çok daha bilinçli seçmeyi mümkün kılar. Böyle bir bakış açısı az adetli kutuların deneme amacıyla neden seçildiğini de gösterir: taahhüde girmeden önce çubuğu yoklamak arzulayan kişi açısından bu tür boyut çoğu zaman en uygun giriştir. Böylece her kullanıcının kendi ritmine yakışan bir seçeneği bulunur.